Bankalarla ilgili yazdıklarınıza açıklama

Merhaba Tebernüş Bey, Platformunuzu seviyorum ve takip ediyorum. Ama bu kadar kişiye ulaşan bir platformda kamuya açık rakamlar ortadayken ve rahatlıkla ulaşılabilirken bunları incelemeden kredi faizleriyle ilgili yaptığınız yorumlara şaşırdım açıkçası. Bir bankacı olarak yazdığınız birkaç şeye cevap vereyim ve açıklığa kavuşsun istiyorum. ?FED bastığı doların miktarını en son ne zaman açıkladı?? demişsiniz. İnternette Fed USD circulation yazdığınızda çıkan ilk link FED?in sayfası. Sorunuzun cevabı 18 Şubat 2016?da açıklamış. Buna göre şu an dolaşımda 1,4 trilyon dolar para bulunmaktadır. Ayrıca yine bu sayfa üzerinden bunun tarihsel gelişimi de izlenebilir. Buna göre 2008?den 2016?ya kadar FED kabaca 500 mio USD ilave parayı dolaşıma sokmuştur. Linki şuradadır: https://www.federalreserve.gov/faqs/currency_12773.htm Ayrıca, ?Bankacıların daha yüksek faiz oranlarıyla kredi satabilmeleri için hep karamsar tablo çizmeleri gerekir. Parayı öyle kazanıyorlar.? demişsiniz. Türkiye Bankalar Birliği?nin son rakamlarına göre, Türkiye?de faaliyet gösteren banka Sayısı 47?dir. Hadi bunlardan yatırım bankalarını çıkaralım 34 Banka hem mevduat toplamaya hem de kredi vermeye yetkilidir. Her ne kadar bankaların gücü birbirinden farklı olsa ve bu durum bir tam rekabet piyasasının varlığını göstermese de, yine de yüksek satıcı sayısı olan oligapolistik bir piyasanın varlığından bahsedebiliriz. Yani bir bankacılık tekeli mevcut değildir. Keza konunun özü olan konut kredilerine dönecek olursak Bankaların yatırımcı ilişkileri sayfalarından görülebileceği üzere Türkiye'de konut kredisi pazarında en baskın olan bankanın pazar payı %15 civarındadır. Özetle söylemek istediğim 34 satıcının yer aldığı ve hiçbir satıcının tek başına piyasayı domine edemediği böyle bir piyasada oluşan fiyatlar eğer gerçekçi olmasa mutlaka aralarından biri fiyatlarını aşağı çeker ve hızla pazar payı alır daha sonra fiyatlar normal düzeyine gelirdi. Bunun aksini herhangi bir rakama dayanmadan söylemek spekülasyondan fazlası değil ne yazıkki. Ayrıca, gerçekten bankalar konut kredisi faizleri artınca para kazanıyorlar mı bunu anlamanın çok basit bir yolu daha var. Bankaların yıllar itibarıyla net faaliyet karlarına bakmak. Net faaliyet karlarına bakarak kredi karşılıklarının olumlu/olumsuz etkisini de elimine edip bankaların sadece faaliyetlerinden ne kadar para kazandıkları görülebilir. Şuan itibarıyla 2015 9. Ay verileri açıklanmış olduğu için geriye dönük ilk 10 kamu ve özel bankanın toplamı ki bu bankalar (Garanti, İş Bankası, Akbank, YKB, Finansbank, ING, Denizbank, Ziraat Bankası, Vakıf Bank ve Halk Bankası) son 4 yıldaki 9. ay verilerini aldım. Türkiye Bankalar Birliği'nin internet sitesinden ulaşabilecek bu bilgilere göre bu 10 bankanın toplam 9. ay Faaliyet karları yıllar itibarıyla şu şekildedir. 2012 18,1 milyar TL, 2013 20,5 milyar TL, 2014 19,8 milyar TL, 2015 19 milyar TL. Rakamlar çok açık. Gelirler enflasyonu da dikkate alınca reel anlamda ciddi oranda düşmüştür. Bırakın reeli nominal olarak da düşmüştür. Bankalar gerçekte faizlerin düşük olduğu ortamda daha fazla kazanmış, yüksek olduğu ortamda ise gelirleri gerilemiştir. Çünkü siz dikkate almamışsınız ama işin bir de fonlama maliyeti boyutu var ve faizlerin düşük olduğu ortamda ortalama kredi mevduat faiz makası şu ankinden daha iyi durumdaydı. İşin özü bankalar faizlerin düşük olduğu 2014 yılına kadar iyi kazanırken, 2015?de faizler sıçradığında gelirleri artmamış aksine azalmıştır.

Cevap : Buraya tıklayınız Ayrıca aşağıdaki haberi okuyun: Küresel piyasalar, dünya ekonomisini yöneten büyük merkez bankalarının yaptıkları "gizli anlaşma" gereğince koordineli kararlar alıp almadığını tartışıyor. Önemli merkez bankalarının geçen ay Çin'in Şanghay kentinde yapılan "G20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı"nda, güçlenen doları dizginlemek için gizlice anlaştıkları yönündeki spekülasyonlar finans dünyasının gündemine oturdu. ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) geçen hafta aldığı "güvercin" kararlar ve dolardaki değer kaybı da bu spekülasyonları destekledi. New York Bestseller listesine giren kitapların yazarı ve Societe Generale'nin eski ABD Genel Müdürü ve ekonomist Lawrence McDonald, AA muhabirinin konuya ilişkin olarak sorularını yanıtladı. Belli başlı merkez bankalarının koordineli hareket etme olasılığının giderek yükseldiğini, ocak ayında yazdığını hatırlatan McDonald, Fed'in 16 Mart'ta açıkladığı güvercin kararların gizli anlaşma tezini iyice güçlendirdiğini belirterek, "Korkak Fed, Şanghay'daki G20 toplantısında bir anlaşma yapıldığını açıkça gösterdi." dedi. "Gizli anlaşma için kanıt yok" Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü Uzmanı Tamim Bayoumi ise gizli bir anlaşmaya yönelik spekülasyonlarının çıkmasını anladığını ancak bunlara inanmak için yeterli kanıt olmadığını söyledi.