Dolandırıcı emlakçının tuzağından nasıl kurtulabilirim?

Soru
Merhaba efendim,  Ben 81 yaşında bir kadınım.  Kiracidan biktigimiz icin evimizi satmak istememiz sebebiyle bolgemizdeki bir emlakçı ile tanıştık. Aslında, dairemizi satmak istediğimizi duyan elemanlarının müşteri bulup haber vermesi sebebiyle görüştük.  Ben yaşlı olduğum için bayan eleman 18 Şubat?ta  kızımın evine gelerek bana 3 günlük sözleşme imzalattı. (18-19-20 Şubat)  (Kızım da site yönetimine kiracinin aidat borcu var mı diyen sormaya gitmişti o arada.) Sözleşme imzalamak gerektiğini söyledi eleman. Fakat ben art niyet aramadigim için okumadan imzaladim.  Bize sözleşmenin bir nüshasını bırakmadı. Unuttuğunu söyledi. Bizim de dikkatimizden kaçtığı için ve hiç art niyet aklımıza gelmediği için üstünde durmadık. (Daha sonra istediğimizde ise patronlarının vermediğini söyledi.)   Tapuya başvuru için gittiğimizde sağlık raporu ve vekâletname istendi. İstenen evrakı hazırladık ve 20 Şubat?ta başvuru yapıldı. Fakat o gün yoğunluk olduğundan işlem yetişmedi. Bu arada gün üçünde, -o gün tapunun yetişmemesinden endişe eden emlakçı kadın, elemanlarını aradı ve bizim yanımızda -telefonun hoparlörü açık olarak- konuştular. Emri vaki yaparak bizim, tapuda o gün işlemin bitmesi için tapudaki tanıdığı bir memura 600 TL para vermemizi istedi. Hatta 1000 TL istendiğini, fakat kendisinin pazarlık yaparak 600 TL?ye indirdiğini söyledi. Kızım, ?Bu rüşvettir, hem haramdır, hem suçtur? şeklinde konuşup karşı çıkınca, ?Ben size yardımcı olmaya çalışıyorum? diyerek kızdı, köpürdü ve telefonu elemanın suratına kapattı. Daha sonra tekrar arayıp ?Tamam, ödeme yapmasınlar.? dedi. Biz bu rüşvet teklifini kabul etmediğimiz gibi bu işten de soğuduk. Zaten o gün kızım tapuda beklediği halde hiçbir işlem yetişmedi.   Sonra aramızda istişare ederek hem rüşvet teklif eden emlâkçılarla işbirliği yapmamaya, hem de satış kararımızdan caymaya karar verdik. 21 Şubat'ta da satıştan vazgeçme hakkımızı kullanarak satıştan vazgeçtik. Kızım 21 Şubat sabahı Avcılar Tapu Müdürlüğü?ne  gidip tapudan evrakı aldı. Yazılı olarak elemana satıştan vazgeçtiğimizi bildirdik. Kaporayı yollamak için alıcının hesap numarasını istedik. Hatta hem elemana, hem de müşteriye benzin masraflarınız neyse bildirin, onu da ödeyelim dedik. Osman Sağban?a hemen 5000 TL olan kaporasını yolladık. Buna rağmen, dairemiz sayesinde menfaat elde edemeyen bu emlâkçılar, o gün akşama kadar telefon ve mesajlarla bizi rahatsız ettiler. Kendileri ? dairenin içinde sorunlu bir kiracının olduğunu dürüstçe söylememizden dolayı bunu kullanarak-  evimizi ucuz bir fiyata sattırmaya çalıştıkları ve hatta bunun için rüşvet bile teklif ettikleri halde, bize dolandırıcı diye iftira ve hakaretler ettiler. ?Sizi karakola şikâyet ederiz? diye tehditler savurdular, sürekli taciz ettiler. Hatta ?daireyi başkasına satamayalım diye- elimizdeki vekâletnameyi bile bizden istemeye kalktılar.   Bizim, satış kararımızdan vazgeçmemizin ardından, emlâkçılar 2 bayan elemanlarina ?Bizim elemanımızsınız ve dediğimizi yapmak zorundasınız? deyip baskı yaparak, karakola gidip aleyhimizde beyanda bulunup şikâyetçi olmalarını talep etmiş, hatta ?yalan yanlış doldurun beyannameyi? diyerek, iftirada bulunmaya teşvik etmiş. Bu iki eleman önce denileni yapmışlar ne yazık ki. Fakat daha sonra onların da araları iş dolayısıyla açılmış. Emlâkçılar, elemanlarını da maddi-manevi zarara uğratmalarının yanı sıra, ağza alınmayacak hakaret küfür ve tehditlerle sindirmeye çalışmışlar.  Tüm bu yaşadıklarından sonra pişman olan eleman, bizi arayarak özür diledi ve hem kendisinin, hem de diğer elemanın yalan yanlış beyanlarını düzelteceklerini ve doğruları anlatarak bize haksızlık edenlere karşı şahitlik edeceklerini dile getirdi.  Tüm bunlar, bu kişilerin haksız kazanç elde etmek için hile ve sahtekârlığa başvuran dolandırıcılar olduklarını açıkça ortaya koyuyor. Bize yaptıkları bu eziyet sebebiyle psikolojik olarak çok etkilendik. Üzüntüden ve sıkıntıdan başıma ağrılar girmekte. Geceleri uyuyabilmek için ilaç almaktayım. Zaten onların istediği de hem bizi psikolojik olarak yıpratıp sindirmek, hem de açtıkları davalarla korkutup oyuna getirmek ve para koparmak.  Para yüzünden nasıl gözleri dönmüşse artık, amaçlarına ulaşmak için bastonla yürüyen 81 yaşındaki yaşlı bir kadına bile hiç acımadan rahatlıkla eziyet verip üzebiliyorlar. Onların yüzünden hayatımda ilk defa adliyeye gelerek dilekçe vermek ve dava açmak zorunda kaldım.  Zira 22 Temmuz?da avukatlari kızımı arayarak hakkımda icra takibi başlatıldığını, uzlaşmaya yanaşmadığımız takdirde hemen haciz işlemi başlatacağını ve 39 bin TL ödememiz gerektiğini iddia etti. Biz işin aslını anlatıp itiraz ettik, fakat bizi ısrarla tehdit etmeye devam etti. Bunun üzerine biz de tanıdığımız avukatları arayarak bilgi aldık ve hakkımızı savunmak için dava açmaya karar verdik.  24 Temmuz?da ?mecburen hasta yatağımdan kalkıp- 3 günlük yasal süre içinde gecikmiş itiraz ve şikâyette bulundum. İcra takibinin iptali için dava açtım. Fakat bu arada yine bir hukuksuzluga daha imza atıp kızımın evine haciz memuru ve bir bayan avukat yolladilar. Polis çağırma tehdidiyle içeri girip haneye tecavüz ettiler. 15 Ekim'de yapılan duruşmada mernis adresinde olmadığım için tebilgattan haberdar olmamama ve haber kağıdı da birakilmamasina rağmen tebligat usulüne uygun yapılmıştır diye bir karar çıkmış ve iptal talebimiz reddedilmiş.  Şimdi de eşimden kalan çocuklarımla birlikte 7 hisseli mallarimizi icra yoluyla satışa çıkarma tehdidiyle yine para koparmaya çalışıyorlar bizden.  Size sorum şu : Kızım sözleşmeyi avukat aracılığıyla temin etti. Sözleşmede 20 Şubat 2020 tarihinde satış işlemleri sonlanmis olacaktır ifadesi vardı. Yani son tarih 20 Şubat idi. Biz 21 Şubat'ta cayma hakkımızı kullandık ve kızım 21 Şubat'ta evrakı tapudan aldığına dair de tapu Müdüründen belge aldı. Sözleşme noter huzurunda yapılmamıştı. Bize verilen 5000 lira kaporayi da hemen iade ettik. Sözleşmeye göre sadece alicidan 10 bin lira komisyon alınacaktı. (Bu bolgede satıcıdan komisyon alınmıyor.) Sadece sözleşmenin bir maddesinde satıcı satmaktan vazgectigi takdirde satış bedelinin % 4 cezai bedel olarak ödemeyi kabul etmiştir yazıyor.  1- Sözleşme noterde yapılmadığı için geçerliligi var mıdır?  O gün (81 yaşında olduğum için) sağlık raporu almadan imzaladığım sözleşmedeki imzanın bir geçerliliği var mı?  2- Sözleşmenin son günü satıcı olarak yükümlülüğümüzü yerine getirdik ve o gün kızım tapuda bekledi. Bizden kaynaklanmayan sebeplerle -yoğunluktan dolayi- satış olmadı. Sonra da rüşvet vermemizi istemeleri sebebiyle ertesi gün vazgeçtik. Şu durumda bizden herhangi bir şey talep etmeye hakları var mı? Müşterinin sözleşme tarihinden sonra cayma hakkı yok mu?  3- Bu haksız muamelelerden hem emlakcilarin, hem de avukatlarının dolandırıcı olduğu anlaşılıyor. Davalarla ve mahkemelerle uğraşmadan en kolay şekilde nasıl kurtulabiliriz bu tuzaktan?  4- Kamuoyunu uyarmak ve aydınlatmak için neler yapabiliriz?  Bize yardımcı olursanız çok memnun olurum. Saygılarımla. 



Yanıt : Merhaba. Olay anlattığınız gibiyse mağdur durumdasınız. Bu konuları avukatla konuşmanız gerekir. Mahkeme de kesinleşmeden kimseye "dolandırıcı" demeyin. Çok başınız ağrır. Sosyal medyada paylaşarak kamuoyuna duyurabilirsiniz.
Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
26 Kasım 2020 | 15:33 Büşra Akdeniz 1760 Kişi okudu

Yorumlar

    Henüz yorum yok.
    Üye işlemlerinden üye olup / giriş yaparak sizde yorum yapabilirsiniz. Üye işlemleri için tıklayın