Kira arpanı kaç olmalı?

Soru

Merhaba Yeni binalarda gozlemledigim kadariyla kira çarpanı gunümüzde 250-270 bandında görünüyor oysa 5 sene önce 150 civarındaydı bu bant. Açıkcası bu biraz ürküttu beni. Rasyonel maaş gelirlerini artiramadikca kıraları çok fazla arttıramazsin. Ama ev fiyatlarinda yabanciya satis parasi cok olana satis gibi talebe gore istedigin fiyattan giydirebilirsin Benim burda sormak istediğim buradaki kritik sınır sizce nedir? Belki 5 sene sonra 350 yi göreceğiz bu normal mıdır? Kira çarpanı olarak bakarsak hangi noktadan itibaren bir kriz riski görüyorsunuz?

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
24 Haziran 2012 | 08:42 Kadir erdogan 1023 Kişi okudu

Hamit Demir'in Ayışığı Vadi açıklaması

Soru

Tebernüş Bey merhaba,Demir İnşaat son olaylarda ve yaptığı projelerle en iyi firmalar arasında olduğunu gösterdi. Son derece güzel ve kaliteli projelere imza atıyor. Hamit demir'i tebrik etmek gerekir.Benim sorularım ve önerilerimi cevaplar ve Hamit Demir'e iletirseniz sevinirim.Demir İnşaat Hamit Demir hafta sonu çıkan söyleşisinde Ayışığı Vadi Evlerin'de 14 ay önde olduklarından bahsetmiş ve %70'i bitti demiş. Ayışığı Vadi Evleri mayıs 2013'te teslim edilecekti. Nasıl 14 ay öndeler. Bu hesaba göre evleri teslim etmeleri gerekmez mi? Ayrıca konut bittiğinde m2 fiyatının 3.000-TL üzerine çıkacağını iddea etmiş. Siz buna inanıyor musunuz? m2 bazlı minimum bu fiyatı bulabilir mi?Hamit Bey'e sorularım ve önerilerim ise; Ayışığı Vadi Evleri'nde de Demir Romance'de olduğu gibi akıllı ev sistemini kullanacak mı? Evler henüz bitmedi, kullanması kendisine olan güveni ve inancı kat ve kat arttırır. Yani, Romance'den ev alacaklara da güveni arttırır, çünkü yenilikleri devam eden projelerine de uyguladığını gösterir. Satışına mutlaka yansır. Diğer sorum ve önerim ise eğer Ayışığı Vadisi Evleri'ndeki bina renklerini kullanacaksa hiç güzel değil, herkes bu fikirde sanırım. Siteyi daha kaliteli gösterecek renkler kullanabilir.Teşekkür ederim.

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
18 Haziran 2012 | 17:49 Murat Bekar 1023 Kişi okudu

KİPTAŞ Kayabaşı'nda 75 metrekare 100 bin TL

Soru

Merhaba Tebernüş Bey,Kayabaşı Kiptaş konutlarında 75 m2 olan dairelerin 100.000 TL, 115 m2 olan dairelerin 170.000 TL olan fiyatları bölgeye bio istanbul, gıda toptancılarının gelmesi ve özel konut projelerinin de gelmesi ile önümüzdeki 2 yıl içerisinde ne kadar olur,Selamlar,

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
27 Nisan 2012 | 17:46 Eyüp DÖNMEZ 1023 Kişi okudu

Samsun Towers'ta son durum ne?

Soru

samsun towers son durum nedir..havadan görüntüleri varmı....2012 mart son durum nedir.

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
25 Mart 2012 | 17:02 telat kaya 1024 Kişi okudu

cennet veya halkalı

Soru

Merhaba Tebernüş Bey, Yaklaşık altı aydır satın almak için daire bakıyoruz size sorum şu olacak atakent 4.etap 132 metrakere daire ifyatı 180.000 tl ve küçükçekmece cennet mah. lagün konakları karşısı 180 metrakere 185000 tl ye sıfır daire (metrobüse yürüme mesafesi) gerçek fiyatı 215000 tl -2400000 olan bir daireyi almak üzereyiz ev sahibi çok sıkıştığı için şu an fiyatı uygun .Bölge olarak her iki tarafta bize uygun görünüyor hangi daire glecekte daha iyi pirim potansiyeline sahip yardımcı olursanız sevinirim.

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
05 Mart 2012 | 03:44 melek okutucu 1024 Kişi okudu

MeşeliPark Gold

Soru

Merhaba Tebernüş Bey, Hemen hemen aynı rakamlarda olan iki daireden birini almak istiyoruz. Biri MeşeliPark Gold , biri de Agaoğlu Southside. Elimizde sınırlı paramız olduğu için dikkatli hareket etmek durumundayız. Oturum amaçlı alacağız. 3-5 sene sonra satmak durumunda kalırsak sıkıntı olmasını da istemiyoruz. MeseliPark 3+1 (500000 TL - 135 m²) , Southside 2+1 (490000 TL - 122 m²). Bulundukları lokasyon, zemin , çevre koşullarını düşündüğümüzde çok kararsız kaldık. Değerli görüşlerinizi bizimle paylaşmanızı, bize yol göstermenizi rica ederiz.

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
02 Mart 2012 | 15:26 Mine Göker 1023 Kişi okudu

Merhabalar Tebernüş Bey,Sitenizden takip edebildiğim kadarıyl

Soru

Merhabalar Tebernüş Bey,Sitenizden takip edebildiğim kadarıyla Van depremi yeniden kafaları karıştırmış durumda.Bu konuda herkes bir fikir beyan ediyor,ancak olayın temeline hakim olunmadığı için maalesef yetersiz ve yaptırımı olmayan yorumlar görüyorum.Konuyla ilgili olarak ben de bazı tespitlerimi iletmek istedimHemfikir olduğumuz sorularcevaplar 1)Zemin önemli midir?Evet önemlidir.Ancak doğru inşaat teknikleri uygulandığı takdirde her zeminde inşaat yapılabilir.2)Yeni binalar depreme dayanıklı mıdırEski inşaatlara kıyasla kesinlikle daha dayanıklıdır.Ancak firmalar mevcut yönetmeliklere uygun tasarım yapmak ve uygulamadaki işçilik hatalarını en aza indirgemekle yükümlüdür.Henüz cevap alamadığımız konular1)Mevcut yönetmelikler çok katlı yapılarda depreme karşı dayanıklılık konusunda yeterli midir?2)Betonarme çok katlı yapılarda sismik izolasyon uygulanmakta mıdır? (Bildiğim kadarıyla Sabiha Gökçen Havaalanında,viyadüklerde,altyapı vs. uygulamalarında kullanılıyor ancak henüz konutlarda uygulandığına dair bir bilgiye ulaşamadım)3)Binada kullanılan demir ve beton kalitesi yüksek binaların depremde maruz kalabileceği L dalgalarından kaynaklanan salınımı engelleyebilir mi?Bu dalgalar özellikle şiddeti 7.0 nin üzerinde ve 30 sn.den uzun süren depremlerde önemli bir faktör.Eğer gerekli değilse neden Japonlar bu masrafı göze alıp binalarında sismik izolasyon uyguluyorlar?Bizim bilip de onların atladığı bir konu mu var?4)Eski ve depreme karşı dayanıksız yapılar depremin ilk saniyelerinde,yeni yapılan ve sağlam kabul ettiklerimizse ilerleyen saniyelerde yıkılırsa bu bize ne kazandırır? Böyle bir durumda önemli olan sağlam ayakta kalabilmek ve bunun için gereken tüm önlemleri zamanında almak değil midir?5)Binalarda emniyet faktörü iki kritere göre belirleniyora)Şiddetli bir depremde hasar görmesine rağmen ayakta kalması ( bizde sınır 7.6 ),yani bina kullanılamaz hale gelse de ayakta kalması ve can kaybı yaşanmamasıb)Şiddetli bir depremde binanın ana taşıyıcı sistemlerinin zarar görmeden ayakta kalması (duvar çatlakları vs. olsa da binanın hasarsıza yakın derecede ayakta kalması) Depremde hayatınızı kurtarsanız bile binanız oturulamayacak hale gelirse yaşanacak maddi kayıpların da ciddi bir sorun oluşturacağına inanıyorum.(hem birey hem de ülke bazında)Bu konulara değinen kaynak bulmakta gerçekten zorlanıyoruz.Şu ana kadar elime geçen ve anlaşılabilir şekilde konuya değinen tek röportaj aşağıda size geçtiğim Sn.Tatsuya Yamamato'nun Hürriyet Pazar ekine vermiş olduğu röportaj.Maalesef bu konu genelde geçiştiriliyor yada çok teknik ve karışık anlatımlarla insanların kafası karıştırılmaya çalışılıyor.Bu konuda söyleyecek bir şeyleri olan bilim insanları konuyu çok yalın bir şekilde ifade edebilirler,elbette söyleyecek bir şeyleri varsa.Çok zor değil,Discovery channel kuantum fiziğini bile ilköğretim öğrencisinin anlayabileceği şekilde anlatabiliyorsa,temel fizik kurallarıyla kurgulanan bir sistemin izahı bu kadar zor olmamalı.Ayrıca biz radyasyonlu çayı içtim bir şey olmadı diyebilen bir milletin evlatlarıyız!!!!Doğru cevapları alabilmemiz için artık doğru soruları sormamız gerekiyor.Aksi sadece zaman kaybı ve avuntu olacak,yaşanan her felaket de œtakdiri ilahi olmaya devam edecektir.Sizi bu konuda doğru soruları sorabilecek kişi olarak gördüğüm için bu mesajı gönderiyorum.Amacım sadece doğru cevaplara ulaşabilmek.Sonuçta soru sormak için uzman olmaya gerek yok,ama doğru cevapları uzmanların vermesi gerekiyor. Zaman ayırdığınız için teşekkürler,Aylin Yurtsever++++++++Japon Mimar Tatsuya Yamamoto, Türkiye'deki inşaatlarda depreme karşı gördüğü aksaklıkları ve Japon inşaat sistemini anlatarak önerilerde bulunuyor. Yüksek binayı kanun kurtarmaz Selcen TANINMIŞ, Hürriyet Istanbul EkiDepremi'nin ardından Japonya Hükümeti Türkiye'ye bir ekip yolladı. Bu görüşmelerde tanıdık bir isim de vardı. Uzun yıllardır Türkiye'de yaşayan, bir dönem Mimar Sinan Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nde hocalık yapan, imzasını İstanbul'daki büyük plazalarda gördüğümüz Mimar Tatsuya Yamamoto. Japon Hükümeti'yle yapılan görüşmelerde tercümanlık yaptı ve teknik görüş verdi. Şu anda İTÜ'yle birlikte sağlıklı bir tespit formu hazırlıyorlar. Bütçenin geçici değil, kalıcı konutlara ve şehrin planlanmasına göre ayarlanması gerektiğini savunuyor. Japon Hükümeti'nin de söylediği bu ˜˜Boş yere para harcamayın ve depremle birlikte yaşamayı öğrenin.'' Plazaların ve yüksek binaların depreme dayanıklı olması için özel bir sistem kullanıyor musunuz? Depremde en önemli konu binanın hem kısa dalgaya hem de uzun dalgaya göre ayarlanmış olması. Türkiye'de binalar sadece kısa dalgaya göre yapılıyor. Kısa dalga aşağıdan gelen sert darbe demek. Uzun dalga ise, yaşanan deprem gibi 30 saniye, 1-2 dakika süren deprem anlamına gelir. Betonarme binalarda, aşağıdan gelen titreşim bina yükseldikçe artar. Deprem sağdan sola vururken bina da dalga yönünde hareket ettiği için yıkılır. Diyelim ki zemin kat dayandı ama yüksek binada üst katlar dalganın hareketine uyum sağladığı için üst katlar yıkılabilir, bina aşağı iner. Bu nedenle yüksek bina yaparken dalgaya uymayacak bina yapmak gerek. İki dalgaya karşı dayanıklı bina yapmak mümkün mü? Evet, yapılabilir. Kısa dalga için alttan gelecek sert darbeye dayanacak bir tasarım gerek. Uzun dalga için de binanın dalgaya uyum sağlamaması gerek. Depremde yıkılan binaların sorunlardan biri bu. Yüksek bina sağlam da olsa uzun dalga düşünülmediği için yıkılıyor. Bunun örneklerini bu depremde gördük. Çoğunda inşaat da kötüydü. Yedi kattan yüksek binalarda uygulanması gereken teknikte, kiriş ve kolonların deprem anında ayrılıp yerine tekrar oturacak bir sistemle yapılması gerek. Nasıl oluyor bu? Kolonda bir çene var. Çenenin üzerinde kiriş hareket edecek. Duvarlarda çatlak olabilir ama bina yıkılmaz. Bu birinci sistem. İkinci olarak Japonya'da ˜menşin' denen bir sistem var. Toprak ne kadar hareket ederse etsin yukarıdaki bina hareket etmeyecek şekilde yapılıyor. Binanın altında amortisör, lastik gibi bir şey düşünün, aşağıdaki sallanmayı yukarıya yansıtmıyor. Bu mekanizma nasıl yapılıyor? Çeşitli sistemler var. Bir tanesi demin söylediğim gibi lastik ya da yay gibi. İkincisi bir ray yapılıyor ve binanın altına tekerlek koyuyorsunuz. Bina hareket edip geliyor. Maliyeti nedir bunun? Maliyeti biraz yüksek ama yüksek binalarda uygulanması gerek. İstanbul'da yüksek betonarme bina çok sayıda var. Çoğu tehlikede. Japonya'da sınır 8 Betonarme binaların yüksek olması tehlikeli mi peki? Diyelim ki betonarme bina on katlı, sağa ve sola 50'şer santimetre olmak üzere toplam bir metre oynamış bu depremde. Eğer bina 40 katlı olsaydı, 40'ncı katta iki-üç metre oynayacaktı. Buna betonarme bina dayanır mı? Hesapta dayanabilir ama pratikte dayanmayabilir. Çelik kullanılırsa mesela şansı daha fazla. Yüksek bina betonarme olmamalı mı yani? Olabilir ama başka sistemler kullanarak. Biz de şu anda onun için uğraşıyoruz. Japonya'da da en gelişmiş sistem. Prefabrik yüksek konutlar ve iş merkezleri. Türkiye ile Japonya'nın depremle ilişkin mevzuatını karşılaştırabilir misiniz? Japonya'daki deprem yasasını çıkartan ve aynı zamanda Türkiye'deki deprem yönetmeliğinin hazırlanmasına yardım edenler benim çok yakın tanıdığım kişilerdi. Buradaki yasal düzenlemede eksik olan bölüm, birinci olarak inşaatlarda uzun dalga hesaplarının yapılmaması. İkinci olarak da Türkiye'de kanunla belirlenen binaların dayanmak zorunda olduğu deprem şiddeti acaba yeterli mi? Japonya'da yasa binaların 8 şiddetine dayanacak şekilde yapılmasını söyler. Emniyet payıyla beraber 8.2 şiddetinde de yıkılmaz. Ama imalat hatasından dolayı 7.8'de de binaların yıkıldığını görüyoruz. Türkiye'deki mevzuat kaç şiddetinde deprem öngörüyor? Türkiye'de bu sınır 7.6'dır. Çünkü bunun üzerinde bir deprem hiç görülmemiş. Öngörülen şiddet sınırı arttırılsa, mesela 7.8'e çıkartılsa, bina maliyeti yükselir. Ona ihtiyaç var mı tartışmak gerek. Ancak önemli olan, mevcut yasal düzenlemeye uygun binalar yapılması. Bence şu andaki düzenleme iyi, yüksek binalar hariç. Yüksek binalarla ilgili kısımda uzun dalga hesaplarına göre inşaat şartı koymak gerekir. Yedi kattan sonraki betonarme binaları bu kanun kurtarmaz. Kanunda gözükmeyen çelik binalar, gökdelenler yapılıyor, 40-50 katlı. Maslak'taki bazı binaları görüyorum ve şüpheleniyorum. 300 YILLIK PREFABRİK VAR Siz İstanbul'da çok plaza yaptınız. Nasıl bir sistem uyguladınız ? Yaptığım plazalar içinde beş-altı katın üzerinde bina yok. O yüzden kısa dalgaya uygun sistemle yaptık. Yüksek plaza projelerimiz de var. Kiriş kolonların oynayabileceği prefabrik bina yapmayı planlıyorum. Birkaç avantajı var bu sistemin. Fabrikasyon olduğu için kalitesi yüksek. Binanın ömrü çok uzun. İşçiliği, malzemeyi kontrol edebiliyoruz. Çok iyi malzemeler kullanıldığında bu binaların ömrü çok uzun, 300 yıl. Bu sistem bildiğimiz prefabrik yapıdan farklı mı? Prefabrik bina dediğiniz zaman, ömrü çok kısa olarak düşünülüyor. Sözünü ettiğim binanın farkı ise, 300 yıl ömür biçilmesi. Apartman, iş merkezi gibi çok katlı binaları da prefabrik olarak yapabileceğiz. 150 metreye kadar çıkılıyor. Depo ve fabrika binaları için de uygun. Altı ay gibi kısa bir sürede stadyum yapılıyor. Maliyeti inceliyoruz. Alacalı Prefabrik, Japonya'daki firmadan patent aldı, birlikte çalışmayı planlıyorum.

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
25 Ekim 2011 | 16:25 Aylin Yurtsever 1024 Kişi okudu

habibler çöpyolu olarak bilinen cebeci mezarlıgının oldugu b

Soru

habibler çöpyolu olarak bilinen cebeci mezarlıgının oldugu bölgenin durumu hakkında bir bilginiz varmı bu bölge hakkında toki konutlarının başlayacagı söyleniyor yıkım olacagıda söylentiler arasında.cevaplarsanız sevinirim.

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
22 Ekim 2011 | 22:06 musa şekerci 1023 Kişi okudu

Sayın Tebernus Bey, Emlaktan anladığımı söylemediğim gibi

Soru

Sayın Tebernus Bey, Emlaktan anladığımı söylemediğim gibi bu konuda sizin benden kat ve kat daha bilgili oldugunuzu zaten kabul ediyorum. Emlak yatırımı olarak sizden fazla yatırım yapmisimdir ama bu kesinlikle sizden bilgili oldugum anlamına gelmez. Tüm mesainizi bu işlere verdiginizi biliyorum buna ek olarak analitik bakış acınızda bence Turkiyedeki emlak konusunda iyiyim diyen bir çok kisinin de çok üstünde sizi takip ettigim için bunu çok rahat görüyorum. Benim anlamadığım konu ise su siz bu 12,000 tl rakamı olabilir derken kaç senelik bir vadeyi kast ediyorsunuz? Emlak piyasasında orta vadeli bir ralli baslar derken bu ralli 2004 - 2008 arasında yaşanan rallinin bir benzeri mı olur sizce? Yabancı ilgisi gercekten bu kadar fazla mı? Yani turki cumhuriyetlerden ortadoğu'dan, balkanlardan, Avrupa'dan ve Amerika ve Canadadan gercektende insanlar , yatırımcılar, özel fonlar ceplerinde milyonlarca dolar gelipte İstanbuldan m2 sine 8-10-12 bin tl verip mülk almak için siradalar mı? Bildigim kadarıyla yabancı şirketlerin Turkiyede mülk alması önünde bir engel yok zaten ( yanılıyorsam lütfen duzeltin) , karsiliklilik anlaşması icinde olduğumuz ulkelerden de insanlar gelip mülk alabiliyorlar hatta son olarak bu siniftaki insanların 2.5 hektara kadar toprak alabilmesininde onu açıldı. Bu konularda eğer yanılıyorsam lütfen bilgilendirin beni , yani tüm İstanbulda emlak piyadasindaki tüm etkiyi bu saydığım sınıflara girmeyen yabancılar mı yapacak? Eğer öyleyse halı hazırda mülk alma imkanı olan yabancılar yada yatırımcı şirketler niye ses getirecek mülk alimlari yapmıyorlar. Evet siz bilgilendirdiniz bizi bir Arap şeyhi Onalti dokuzdan 10 milyon dolara alım yapmış ama bu tür alımlar tüm ciro icinde bir su damlası bile değil bence. İste ben bu saydıklarından dolayı bu fiyatlar çok zor diyorum. Eğer bana bir kez daha yukarıda bahsettigim konularda cevap verme kibarlığını gosterirseniz çok sevinirim. Teşekkür ederim.

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
08 Haziran 2011 | 15:29 Turkiz Erdanay 1024 Kişi okudu

Kiptaş\'ın Gaziosmanpaşa - Küçükköy projesiyle ilgili bir

Soru

Kiptaş'ın Gaziosmanpaşa - Küçükköy projesiyle ilgili bir gelişme var mı ya da yakın zamanda olacak mıdır? Bu projenin Avrupa Konutları TEM in yanında ek 7 blok yapılmasıyla alakası var mı? Ya da Kiptaş'ın eski genel merkezine projelendirilen TRT merkez binası, avm ve konut projesinin Küçükköy projesiyle alakası var mıdır?

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
14 Şubat 2011 | 14:05 Orhan Çelenk 1024 Kişi okudu