1+1 daire yatırımı ne kadar mantık lı ?

Soru

iyi çalışmalar tebernüş bey. bir konuda fikrinizi almak istiyorum. istabulda yaşıyorum. kendime ait bir evim var şu an eşimde çalıştığı için kira gelirine ihtiyacım yok ama ilerde çalışmayı düşünmediği için kira gelirine ihtiyacım olabilir. sormak istediğim 300.000 tl peşin para ile yatırım için 2+1 veya 3+1 bir ev alıp bulunduğum lokasyonda 1000 tl ye kiraya vermek yerine aynı paraya 2 adet 1+1 alıp 2000 lira geliri elde etmek sizce ne kadar mantıklı? (kira çarpanı açısından mantıklı gibi duruyor ama diğer evlere nazaran 1+1 lerde değer kaybı olur mu acaba ileriki yıllar için)? bu fiyata 2000 tl kira geliri getiren dükkan bulmamda çok zor. orta yaşlarda bir insanım yada paramın yarısıyla riske girip arsa veya tarlaya mı yönelsem ? açıkcası kararsızım biraz:) fikirleriniz benim için önemli ! piyasalar kötü evlerin fiyatı düşecek diye bir söylenti var. yoksa yatırım bana göre değil diyip paramı vadeli hesaptamı değerlendimeliyim? şimdiden cevabınız için teşekkür ediyorum. iyi çalışmalar

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
04 Nisan 2016 | 13:02 osman susar 1573 Kişi okudu

Solarkent Sitesi Aidat sorunu

Soru

Merhaba, Solarkent sitesinde 3 senedir ikamet ediyorum. Oturduğum daire 2+1 dir. 2015 nisan ayında 216 tl olan aidatım mayıs ayında 260 tl ye çıkarılmıştır. 01.04.2016 da gelen mesajla 2016 ocak ayından başlamak üzere aidatlara %15 olarak bir zam daha yapıldığını ve 300 tl olduğunu öğrendim. (eskiye dönük olarak ocak,şubat,mart farkları da tahsil edilecek). 8 ayda yaklaşık %40 zam yapılmıştır. Bunlara ilave olarak; tasarruf adı altında sauna,hamam gibi yerleri gün aşırı kullanıma açarak yararlanmamız engellenmektedir. Bu kadar aidatı hizmet için değil idaresizlikten kaynaklanan borçları kapatmak için ödüyoruz. Mevcut yönetim borçlar için tek çareyi aidatları artırmakta görmektedir. Sizce de 300 tl aidat ve 8 ayda yapılmış olan %40 zam fazla değil midir? Hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz bu zammı hangi mahkemeye götürebiliriz? Solarkent'te oturan kişilerin bu sorununa siz de destek olup, dile getirebilir misiniz?

Özge Özdemir tarafından yanıtlandı.
01 Nisan 2016 | 10:46 Enes Ekrem Çalıcı 1573 Kişi okudu

TAŞINMAM DOĞRU OLUR MU SİZCE

Soru

Merhaba Tebernüş Bey ben başakşehir kayacity residance ta oturuyorum.işim boğaz bölgesinde.hergün git gel toplam 4 saat yollarda geçiyor,bıktım.evimi boğaza taşımam mümkün değil.başakşehirin içine taşınmayı düşünüyorum o bile çok farkettiricek.dağın başında oturmaktan bıktım.ama şöylede bi durum tutuyor beni.güvercintepe daha çok değerlenir mi kanal istanbul yapılacak mı yapılmayacak mı? vs vs vs... evim kayacitynin en güzel konumlu dairelerinden.3+1 147 metrekare.duyduğum kadarıyla 450bin tl ediyormuş.sizce ne yapsam? satıp taşınsam mı 4.yada 5.etaba yada bu yol ve dağ başı çilesini çekip değerlenmesini mi beklesem???

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
30 Eylül 2015 | 13:48 Sümeyye ÖZTÜRK 1574 Kişi okudu

Toki kayaşehir 1500 konut başvurusu

Soru

Tebernüş bey merhaba, bu başvuru koşullarını okudum fakat kurada daire seçimiyle ilgili bir ibareye rastlamadım. Örneğin sosyal grup konutlarından (1100 daire) 3+1 e başvurmak için yatırılacak başvuru bedelinde daire tipini belirtiyor muyuz? Yoksa kura çekilişinde herhangi bir daire çekilişi mi yapılıyor?

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
17 Mart 2015 | 18:27 Hüseyin Erdoğan 1573 Kişi okudu

söylenen tarihte teslim edilmeyen dairem için kira ödemesi yapılır mı ?

Soru

merhaba tebernüş bey viaport venezia projesinden 2 yıl önce 1 daire aldım ve teslimat tarihi kasım 2014 tarihi olarak söylendi ve sözleşmeye işlendi, yalnız proje hala bitmis degil ve ne zaman teslim edilceği konusundada kimse net birsey söyleyemiyor.Ben kendi dairem için herhangi bir tazminat veya kira ödemesi alabilirmiyim? ayrıca şuan başka bir evde kira da oturuyorum.saygılar.

Satfiye Kireçci tarafından yanıtlandı.
24 Aralık 2014 | 10:52 onur 1574 Kişi okudu

Eleştiri

Soru

mert sezgin : tebernüş kireççi makrom yapı adlı şirketin burda reklamını yaparak şirket hakkında olumlu şeyler yazarak yüzlerce insanın madur olmasına sebebiyet verdin.belkide bu oyunun bir parçasısın.makrom yapı ile ortaklığın varmı yoksa sadece reklam ücretimi aldın bunu öğrenmek istiyorum. Tebernüş Kireçci : Kendi adınla mı mesaj yazıyorsun bilmiyorum. Üslubun ve tarzın çok kaba. Buraya tıklayınız adresinde bugüne kadar Makrom Yapı ile ilgili gelen soruları ve yanıtları okuyabilirsin. Okuduklarını anladığında meseleyi de kendiliğinden çözmüş olursun. Çözemezsen de senin için yapabileceğim bir şey yok. Bugüne kadar yanıtladığım 53 bin soru ortada. Böyle bir suçlama için ya soruları ve yanıtlarını okumadınız ya da okuduklarınızı almadınız... Sayın Tebernüş Bey, İstanbul Emlak piyasasını 10 yıldır sürekli takip etmekteyim. Mali olarak fazla yatırım imkanım olmasada bu bende bir hobi oldu. Milliyet Gazetesindeki emlak editörlüğünüzden, köşe yazılarınızdan ve sitenizin kuruluşundan bugüne sizi sürekli takip ediyorum. Yaptığınız işin çok önemli ve bulunmaz bir hizmet olduğunu, bu nedenle sizi çok takdir ettiğimi belirteyim. Ancak Yukarıdaki arkadaşın üslubuna katılmamakla birlikte eleştirilerine bir miktar katılıyorum. İnsanları tam anlamıyla ve uzun süre tanımadan onlar hakkında olumlu veya olumsuz referans vermek ne derece doğru. Hele ki bunu sizin gibi milyonlarca takipçisi olan birisi yaparsa. Örneğin Fikret İnanı kaç yıldır tanıyorsunuz bilmiyorum. Ama başlangıçta Fi Yapı ve Fikret İnan hakkında olumlu şeyler söylediniz. Fi Yapı sıkıntıya girdikten ve mağduriyetler çoğalmaya başladıktan bir süre sonra ise Fi Yapı ile ilgili sorulara artık cevap vermiyorum dediniz. Son zamanlarda yorumlarınız daha temkinli (böyle olmasını kendi adıma daha çok benimsiyorum) ve uyarıcı. Eleştiriye açık bir insan olduğunuzu düşünerek olumsuz yazılara aşırı tepki yerine özeleştiri yapılmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum. Saygılarımla,

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
01 Aralık 2013 | 12:29 ali osman çeliker 1574 Kişi okudu

Kadıköy-Bahariye

Soru

İyi günler Tebernüş Bey, Biz ailecek-sülale olarak kendimi bildim bileli Bahariye, Moda, Yoğurtçu civarlarında oturuyoruz. Ben Bahariye'de, artık Barlar Sokağı olarak bilinen sokağın yan sokağında kendi evimde oturuyorum (net 130 metrekare, açık otoparklı, 27 yıllık, tadilat yaptırmıştık, içi yepyeni, tertemiz). Etrafta artan bar ve cafe sayısı nedeniyle artık çocuklu bir aile için mesken olamayacak bir yer haline geldi, çok gürültülü, çok kalabalık... Benim size 2 sorum olacaktı : sizce bu evi satmalı mıyız, yoksa merkezde olması ya da yakın gelecekteki projeler sebebiyle prim yapabilir diye bir süre daha tutmalı mıyız ? İkinci sorum da kiraya geçeceğimiz yerle ilgili. Aslında ilk tercihimiz Moda ama sizin de bildiğiniz gibi Moda'da evler eski ve pahalı. Bağdat Caddesi'nde ise yaz başından beri kiralık ev fiyatları çok artmış durumda, buna rağmen yeni ve makul büyüklükte ev bulmak mümkün değil. En son rotayı Acıbadem'e çevirdik. Akasya konutları için ne dersiniz acaba, ne düşünüyorsunuz ? Şimdiden teşekkürler, iyi günler dilerim..

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
30 Eylül 2013 | 11:27 Handan Or 1574 Kişi okudu

iyi çalışmalar tebernüş bey,tepekentte villam ve bir kaç ta

Soru

iyi çalışmalar tebernüş bey,tepekentte villam ve bir kaç tane arsam var.şu günlerde tepekentin yanında ve çevresinde çok büyük yol yapımı çalışmaları mevcut.(mimarsinan çatalca duble yol bağlantısı,kumburgaz gişelerinden tepekent b kapısına duble yol bağlantısı),bunların dışında tepekentin karşısında muratbeye, halkalı gümrüğünün taşınması büyükşehir ve büyükçekmece belediyelerince planlara işlenmiş ve onaylanmış.bugünlerde yapımı söz konusu.ayrıca tepekente 5 dakika mesafede 200 yataklı devlet hastanesi yapımına başlanıyor,şu an tepekentte 2,000m kaks0,25 arsa 170,000 usd ve bir kaç tane almak mümkün.sizce bu yapılan yatırımların bitmesinden sonra tepekent prim yaparmı ve şu an bu fiatlar makulmu?bu fiatlardan tepekentte arsa alınırmı?sorumu biraz detaylı cevaplarsanız çok sevinirim.başarılarınızın devamını ve iyi çalışmalar dilerim.

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
24 Aralık 2011 | 17:10 ali bal 1573 Kişi okudu

Güne dair: Ekonomiden anlamam. Piyasalar niye çalkalar, döviz

Soru

Güne dair Ekonomiden anlamam. Piyasalar niye çalkalar, döviz niye düşer, artar; altın bundan sonra nereye gider bunlardan da çoğu zaman pek anlamam. Bizim memlekette bu işlerden anladığını söyleyenlerin çoğu malumunuz futboldan da iyi anlarlar; o konuda da halimiz ortada... Bildiğim bir şey varsa o da benim gibi üç üniversite bitirmiş, uzmanlığı (bütün gün uğraşısı) mühendislik sistemlerinde parametre sezimi, kestirimi, ileriyi tahmin etme (ecnebicesi prediction, ki bunlar borsa analizinde vs bolca kullanılır) olan birisi dahi bu piyasa işlerine pek bulaşmamalı diye düşünüyorum. Sistem tümüyle rastgelelik (stochastic) arzetseydi dahi gene yorumlayıp çıkartırdınız içinden birşeyler, ama ben sistemin belirli (deterministic) olduğunu düşünüyorum. Yani birileri yazıyor senaryoyu, kukla misali işletiyor perdenin arkasından, sazanların çoğu da takılıyor ağa. Bazıları son anda, şansları var da tam doğru anı yakalayabilirlerse, kaçıp ağdan kurtulabiliyorlar. Bir nevi kumar gibi yani, hep kumarhaneciler kazanıyor, kaç tane kumarbaz kazanabiliyor ki... Birşeyleri sert şekilde yükselterek kazanan bu mihraklar benzer şekilde düşürerek de kazanırlar. Ben derim ki hayata çok fazla kısa vadeli kar, zarar amaçlı değil de uzun vadeli, rasyonel bakmalı. Şimdi bugünlerde altın arttı mı arttı, dolar, euro arttı mı arttı, parasını TL'de tutanların parası da en azından azalmadı...Ev fiyatları da az bir şey gevşemiştir muhakkak... Yapılacak şey belli. Eğer olası bir kriz durumunda (içinde bulunduğumuz durum kriz midir değil midir bilemem) iş kaybetme riski yoksa, evlendirilecek (altın alınacak) çocuk yoksa yaşama, yani daha iyi evlere yatırım yapmanın zamanıdır. Ben şuna inanıyorum Her ne kadar kabul etmesek de Türkiye'de toplumsal yaşam hızla artan bir ivmeyle batılılaşıyor, hayatın her noktasına standartlar geliyor. Bu yavaş yavaş olduğundan belki değişimi çok iyi farkedemiyoruz. Benim yaş 35. Bizim jenerasyon bence geçiş jenerasyonu. Bizden sonrakilerin artık hemen hemen hepsi internetle, kırk milletten gelen uydu yayınlarıyla büyümüş, hepsi az çok İngilizce bilen, pek ayakları bizler gibi çamura basmamış nesilden olacak. Bunların artık babadan, dededen kalma derme çatma bir evde yahut sokak aralarında rastgele bir mütahitin küçük bir arsaya sıkıştırdığı evde oturmayı kabul etmelerini tasavvur etmemiz hayalperestlik olur. "Boşu boşuna aidat veriyoruz çok kullanmadığımız havuza, evi değiştirdiğimizde havuzsuz bir eve geçsek olur mu?" diyoruz bizim çocuğa da "cık, ben havuz isterim" diyor. Bu örnek bağlamında bakınca dahi, güvenlikli, hatta belki yüzme havuzlu sitelerin standart olması kaçınılmaz. Biz buna "kullanıcı standardı" diyelim. İstanbul'a baktığınız zaman konutların yüzde kaçı böyledir? Sizin elinizde bir istatistik var mı bilemiyorum ama tek haneli olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Bu bağlamda alınacak çok yol var... Gelelim bir de üretici tarafında olması gereken standartlara. Hala öyle midir bilemiyorum ama bizim site yapılırken, yedi sekiz yıl kadar önce, mevsimlik işçileri inşaatın bir odasında, sağlıksız koşullarda, topluca "barınırken" görüyordum. Sigorta falan da tahminim hak getire. Benzer şekilde mantolama yapılırken hayatlarını hiçe sayan "cambaz" inşaat işçilerini hiçbir güvenliği olmayan uyduruk iskelelerde kattan kata hoplaya hoplaya geçerlerken izlerken benim de yüreğim hop hop ediyordu. An itibariyle durum hala aynı mıdır bilemiyorum ama bu da böyle kalmaz, kalmamalı... Bize ucuza ev inşa edilecek diye insanlar hayati tehlikeye sürüklenmemeli. Finlandiya'da basit bir bina inşaatı için hazırlanan baraka ve iskeleleri görmüştüm. İçimden "bunlar burada resmen iki inşaat yapıyorlar" diye geçirmiştim, "önce kendileri için, sonra müşterileri için..." Bizde de bu tarz "üretici standartları" er geç gelmelidir. Esasında sorum da bunun üzerine kurulu? Böyle sıkı standartlar gelir mi, getirilmesi hükümet tarafından istenen, düşünülen birşey mi, yoksa aksine arzu edilmeyen bir durum mu? Piyasanın dinamizmi (her sektörde aslında) sanki bu paldır küldür halimizden geliyor çünkü ve standartlaşma beraberinde maliyet artışı da demek. Batılılaşmanın, batıyla entegrasyonunun (sizin bahsettiğiniz yabancılara mülk edinme kanunu gibi) beklenen bir başka sonucu da fiyatların da birbirine yaklaşması. Buna da "batılılaşma standardı" diyelim. En son internette araştırdığımda Paris'te ortalama m2 fiyatı 10.000 Euro idi, merkez konumlarda bu 12.000 Euro'ya kadar çıkıyormuş. Şaka gibi, m2 si 25 ila 30 bin TL... İstanbul ortalaması nedir, 1000TL desek yeridir sanırım (hadi niteliklileri 2000+)...Tamam İstanbul Paris değil ama öte yandan Paris de hiçbir zaman İstanbul olabilecek bir yer değil ) Hele on kat, yirmi kat değerli olmayı hiç haketmiyor. Şimdi "Bazıları İstanbul'da emlak fiyatlarını düşürmeye çalışıyorlar" diyorsunuz ya bence mevcut tablo aslında başardıklarını gösteriyor; Avrupa'yla aramızda uçurumlar var... İyi değil bence bu durum. Atalarımızın canları pahasına aldıkları toprağımız, üzerine inşa ettiklerimiz çok mu değersiz? Bence kanun çıkar da yabancılar da ev alabilecek olursa, İstanbul'da (ve dahi tüm Türkiye'de) bazılarının arzu ettiğinin aksine fiyatların artırılması bir Milli Politika olarak benimsenmeli. Dar gelirlilere gene TOKİ ev yapar ne de olsa. Aksi taktirde, gene ezik oluruz; bizim Hasan gidip Fransa'da, Almanya'da ancak bir stüdyo daire alabilirken, Cedric ya da Hans gelir aynı paraya bizde en geniş ve lüks daireyi alıp keyif çatar. Çok uzattım; sözün özü, bazıları kızacak da olsa, temenni olarak belirttiğim bu üç standart sanki yüksek olasılık olarak da gözüküyor ve ben inanıyorum ki şu an İstanbul'da evler bedavadan biraz pahalı...

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
10 Ağustos 2011 | 00:11 ahmet baştuğ 1573 Kişi okudu

NEF 47 ne kadar başarılı bir proje

Soru

NEF 47 DEN 1+1 DAİRE 1.600.000 TL DAİRE ALMAYA NİYETİM VAR.9000 DEN KİRAYA VERİLSE BAŞARILI BİR YATIRIM OLUR MU?

Tebernüş Kireçci tarafından yanıtlandı.
11 Ocak 2023 | 18:10 DENİZ ŞENTÜRK 1571 Kişi okudu