ataşehir atapark ta daire alınır mı
atapark projesi ataşehirdeki diğer sitelere göre daha uygun ev almak veya kiralık için uygun bir yemidir ,ailemiz ile rahat rahat oturabilirmiyiz?
Şifreni mi unuttun? Lütfen kullanıcı adınızı ve e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmak için bir bağlantı alacaksınız.
Gayrimenkul ile igili tüm soruları buradan yanıtlıyor...
atapark projesi ataşehirdeki diğer sitelere göre daha uygun ev almak veya kiralık için uygun bir yemidir ,ailemiz ile rahat rahat oturabilirmiyiz?
Merhaba İstanbul'da yatırım için nerden ev almalıyım yardımcı olurmusunuz 100 bin peşinatlı kalanı banka kredisi ilerde değer kazanacak aklımda Samandıra ve pendık var bir yer önerirmişsiniz memurum 10 yıl ödemeli 2500 taksitli kredi çekmeyi düşünüyorum ama nerden alayım teşekkürler şimdiden
Oğlum Ankara'da lise 2 'de. 3 yıl sonra İstanbul'da okumak istiyor. 450.000 TL birikmiş paramız var. Şimdiden İstanbul'dan merkezi bir yerden ve metro durağı önünde bir ev alalım mı? Yoksa 3 yıl bekleyip lokasyon belli olunca mı alalım? Çünkü şu ana kadar İstanbul'da iyi konutlar genellikle pirim yaptı. 3 yılda bankadan getirisi daha yüksek olacaksa şimdiden bir yer alalım diyorum. Saygılarımla,
Merhaba, uzun zamandır emlak balonu var mı yok mu, varsa ABD'deki mortgage krizi gibi bizi de vurur mu vurmaz mı tartışması yapılıyor. Dünyadaki yerimizi tayin edebilmek için bizden daha gelişmiş, refah seviyesi daha yüksek ülkelerle karşılaştırma yapmak zorunludur. Fakat bunu yaparken tüm değişkenleri dikkate almazsak hataya düşeriz. Ülkemiz fakir bir ülke. Harcanabilir gelirimiz az. Kazancımızın çok büyük kısmını sadece bugün hayatta kalmak için harcıyoruz. Yarına dair fikrimiz ve vizyonumuz yok. Bu da bizi rüzgara göre yön değiştiren gemi haline getiriyor. Son 15 yılda yaşanan inşaat çılgınlığını, dünyanın en ilkel işlerinden olan bina yapmayı kolay kazanç kapısı haline getiren yöneticilerin (dolayısıyla onları seçen bizim) vizyonsuzluğuna bağlayabiliriz. Barınma temel bir ihtiyaç olup her vatandaşın bu hakka sahip olması gerekir. Bu esasen sosyal devletin görevidir. Ülkemiz öteden beri fakir bir ülkedir. Sanayi güdüktür. Mal üretebilmesi için gerekli kaynaklar kendinde olmadığı bunları dışarıdan alması gerekir. Petrol, doğalgaz gibi enerjisi yoktur ithal eder, araba, çip, uçak, telefon yapamaz ithal eder, tekstil malzemesi üretir ama üretecek makineyi ithal eder... Bu böyle uzar gider. Yeterince üretmediğimiz için de dışarıdan alırız ve bu da fiyatları artırır. Bu fiyat artışı her malda geçerlidir. Emlak da bunlardan biridir. Ülkemizde emlak fiyatları TL cinsinden her sene artmaktadır. Fakat bu fiyatların artması emlak balonu olduğunu göstermez. Örneğin bugün ete veya süte veya ulaşıma geçen sene ödediğiniz fiyatın %50 fazlasını ödüyorsunuz. Nasıl ki et balonu var demiyoruz emlak balonu var da diyemeyiz. Burada karşılaştırma yaparken TL gibi değeri oynak bir para birimine göre değil altın veya USD veya EURO'ya göre karşılaştırma yapmak daha makuldur. Böyle bir karşılaştırma yaptığımızda fiyatların artmadığını bilakis düştüğünü göreceksiniz. Malın maliyeti azalmadığına göre karlarda azalma var demektir. Buna rağmen bir gayrimenkulün alınması için gerekli parayı temin etme süremiz neden uzamaktadır? Burada cevap gitgide fakirleşiyoruz olmamızdır. Gelişmiş ülkelerle karşılaştırdığımızda ülkemizde korkunç bir enflasyon vardır. Bu enflasyon zaten dışa bağımlı olan üretim yapısı sebebiyle üretim maliyetlerini sürekli artırmakta bu da fiyatlara zam olarak yansımaktadır. Bugün benzine ve dolayısıyla her şeye zam gelmesinin sebebi budur. Kimse ürettiğini zararına satmayacağına göre bu haliyle mal fiyatları sürekli artırmaktadır. Yani yıllık %10 enflasyonun olduğu bir ortamda bugün 100.000 TL'ye alınan bir evin fiyatının 2 yıl sonra 121.000 TL olması gerekir. Eğer altında kalıyorsa ev değer kaybetmiştir. Bu değer kaybının sebebini o eve o parayı verebilecek insan sayısının azalmasında aramak gerekir. Yani insanların gelirlerindeki artış enflasyonun altında kaldığı için birikim imkanları azalmış bu da satın alma davranışlarında değişime sebep olmuştur. Kısaca fakirleşmişlerdir. Fakat enflasyonla beraber maliyet de arttığı için evlerin fiyatları TL cinsinden bir türlü azalmamaktadır. Bunu insanlar kendilerinin fakirleştiği şeklinde değil ev fiyatlarının arttığı şeklinde yorumlamakta ve genel fiyatların çok yüksek olduğundan dolayısıyla balondan bahsetmektedirler. Balon belki vardır ama çok çok sınırlı bazı bölgelerde olabilir. Genele baktığımızda balondan söz etmek mümkün değil. Ülkemizden 2 sene önce ev alan bir Alman kendi para birimine göre yine aynı fiyattan hatta fakirleştiğimiz için belki daha ucuz fiyattan ev alabilmektedir. Çünkü Alman'ın geliri 2 senede değişmemiştir. Fakat bizim gelirimiz azalmıştır. Olaya bu şekilde bakıp kerteriz noktasını fiyatların artması değil de bizim fakirleşmemiz olarak alırsak bu fiyatları anlayabiliriz. Yoksa balon var diyip kendimizi kandırırız. Önemli olan emlak fiyatlarının nereye gittiği değildir. Onu müteahhitler düşünsün. Önemli olan bizim daha sağlıklı ve huzurlu bir kentte yaşamak için neler yapabileceğimizdir.
iyi aksamlar bomonti de yeni yapılan projelerde aynı kat ve yone bakan sinpas bomonti house bomonti daire ile nette yaklaşık 10 mt daha buyuk anthillde fiyat 750 bin diğer iki projede 1100 veya daha üstü ve tüm İstanbul ve yeni yapılan projelerde geçerli bi durum firmaların zorlanması lazım satıslar da ama takip ettiğimde yüzde 70 seksen sattık diyorlar ne kadar gerçekçi sizce bu fiyat farkları hersene daha artarak gidiyor
Yasal olarak kiracının uygun gördüğü gün ve saatte evi satın almak isteyen kişiye; kiracının izin vermesi gerektiğini biliyorum ancak pandemi döneminde de bu yasa geçerli midir? Ev resmen yol geçen hanına döndü. Zaten dairenin fotoğrafları emlakçıda mevcut. Son karar verildiğinde göstermeye de tamam?. ancak emlakçı alıcı olmasa dahi herkese daireyi göstermek istiyor. Pandemi nedeniyle yabancıların evimize girmesini istememe hakkımız yok mu? Acil cevap bekler, iyi çalışmalar dilerim.
Merhaba, Dursunköyde dededen kalma 2 dönümlük bi tarlamız var ve Bakanlık rezervi alanında. Şimdi imar geldikten sonra sizce etrafı ne kadar yılda yerleşim yeri olur yani yaşım 34 ve ben de çocuklarıma işte dedemden kalma o tarlayı müteahhite verip karşılığında şunu şunu aldım diyebilecekmiyim :) Teşekkürler
Tebernüş bey merhaba, Bir konutun satınalma değerini belirleyen kira çarpanı Istanbulda; 1990 yılında 110 ay, 1995 yılında 160 ay, 2000 yılında tekrar 110 ay, 2005 yılında 160 ay, 2010 yılında 210 ay, 2015 yılında 260 ay idi. Yakın gelecek olan 2020 yılında kira çarpanının tekrardan 1990-2005 yılları arasında olduğu gibi 160 aya düşmesini bekliyor musunuz ? Teşekkürler,
Merhaba Tebernüş Bey; 20.000 TL peşinat kalanı banka kredisi ile Başakşehir Güvercintepe Mah. ev almak istiyorum. Alacağım evin değeri 200.000 TL bankadan çekmem gereken kredi 160.000 TL ve çekmiş olduğum krediye karşılık 300.000 TL ödemem gerekiyor. Şayet bahşettiğim evi alırsam 1 yıllığına kiraya vereceğim kira getirisi 800 TL bir sonraki sene evleneceğim için eşimle biz taşınacağız. Kısacası bahsetmiş olduğum bu semtten ev almak ve 2 kat faiz ödemek doğru bir karar olur mu?
Meraba Tebernüş bey. Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Çok anlatildi yazıldı çizildi. Sorum şu bu istanbuldaki gayrumenkul fiyatlarının geleceği. Her zaman artış olucağını söylüyorsunuz. Yılda 1 milyon yeni konut yapılıyor . Benim mantığım almıyor hiçbirşey sonsuza kadar artış göstermez. Kaldıki bu artış gelir artışının çok çok üstünde oluyor. Türkiyede modern hayata düşkünlükle gelen lüks yaşam tutkusu var. Artık kimse 3-5 çocuk yapim eşim baksın ben çalişiyim demiyor . Çocuk doğum oranı hızla düşüyor. Kadınların iş gücüne katılım oranı yükseliyor. Evlilik yaşı yükseliyor. Gelecekte avrupa gibi olacağımız kesin. Biz sadece 50 sene geriden takip ediyoruz. Durum böyle olunca gayrumenkullerin eskisi kadar değer kazanıcağını düşünmüyorum. Şu anda altın çaği yaşadık yaşıyoruz . İki emlakçı arkadaşımda şuanda müşteri gelmemesinden şikayetçi müteahhitler fiyat kırımı yapıyorlar. Borsa gibi 1-2 sene içinde iktidarla gelen çıkış ivmesi hali hazırda piyasaların durgunluğuyla birlikte düşme eğilimine girecektir. Siz bu konuda bana somut verilerle durumun ne olucağını söyleyebilirmisiniz ?